Oğuz Ergin Oğuz Ergin

10 Başlık, 10 Taahhüt

Oğuz Ergin

"Söz yetmez. Ölçülebilir hedef gerek."

Siyasetin sözel slogandan ölçülebilir taahhüde geçmesi gerektiğine inanıyoruz. Aşağıdaki 10 başlık, üç ana aşama altında somut yapılacaklar ve KPI'larla tanımlanmıştır.

10 Adımda Yeni Türkiye: canlı yayın

Bu video YouTube'dan yüklenir. Görmek için 3. taraf çerez onayı gerekiyor.

📺 10 Adımda Yeni Türkiye canlı yayını: 17 Mart 2026, 1 saat 16 dakika.


Neden Bağımsız? Mevcut Muhalefetten Farkımız

Sistem nitelikli kadroya kapalı

Son yıllarda siyaset sahnesinde sunulan seçeneklerin kendilerini yeterince temsil etmediğini hisseden çok geniş bir seçmen kitlesi var. Ben de o arayışın içinden gelen, çıkış yolunu birlikte kurmak isteyen biriyim. Muhalefet partilerini kötülemek için değil, temsil boşluğunu açıkça konuşmak için söylüyorum: CHP yönetimine bakın, dönemden döneme değişti ama içinde hiç mühendis çıkmadı, hiç sayısal analizci görmedik, üreten ve hesap veren bir kadro türemedi. Sebebi tek bir partinin başarısızlığı değil, çok daha yapısal bir sorun: ülkemizin yetişmiş, maaşlı çalışan nitelikli insanları siyasete vakit ayıramıyor. Çünkü ev geçindirmek, çocuğunu okutmak, mesleğini sürdürmek zorunda. Parti aktivitesi tam zamanlı bir uğraş; aylar süren toplantılar, bağışlar, saha gezileri, koltuk savaşları. Bu yüzden siyaset camiasına ağırlıklı olarak serbest meslek sahipleri, müteahhitler ve profesyonel partililer giriyor. Üstelik partiler, sözünü gerçek anlamda dinlemek zorunda kalacakları nitelikli kadroları içeri almaya pek istekli değil; bir mühendis ya da araştırmacı kapıdan girse bile, kararlarda etkin olması, kendi düşüncesini söyleyebilmesi neredeyse mümkün olmuyor. Sonuç, görünürde demokratik ama özünde kapalı bir yapı.

Kartelleşmiş muhalefet, gerçek seçenek üretmiyor

Bu temsil daralması her partinin kendi sorunu değil, sistemin kendisinin yarattığı bir kısır döngü. Akademik gözlemle de söyleyebilirim: kartelleşmiş firmalar nasıl rekabete izin vermez ve müşteriye gerçek seçenek sunmazsa, kartelleşmiş bir muhalefet de seçmene gerçek seçenek sunmaz. İnsanların kendini ifade etme alanı daraldıkça güven aşınır, seçim sandığı sıradan bir törene dönüşür. Mevcut yapı "halk seçiyor" izlenimi yaratıyor, bir morfin gibi rahatlatıyor; ama gerçekte ne seçme hakkı tam kullanılıyor ne de seçilme. Bu yalnızca iktidara özgü bir sorun değil. İktidara muhalif olmak ile gerçek bir alternatif üretmek aynı şey değildir; ülkemizde uzun zamandır bu ikincisi tam olarak yapılamıyor.

Eksik ama açık bir kapı: bağımsız adaylık

Burada açıkça söylemem gerekiyor: bağımsız adaylığın bugün mümkün olabilmesi, başkanlık sisteminin bana sunduğu bir fırsat. Şu anki başkanlık uygulamasının hayal edilen kuvvetler ayrılığını sağladığını düşünmüyorum; eksiği var, fazlası var. Yine de parlamenter sistemin ülkemizdeki uygulamasının seçilme hakkını fiilen tamamen boyunduruk altına aldığını unutmamak gerek. Parlamenter düzende vekilleri partilerin genel merkezleri belirler; halkın yaptığı, genel merkezin önüne dizdiği isimleri sandıkta onaylamaktan ibarettir. Millet seçiyormuş hissi verilir, ancak seçilme hakkı kâğıt üstünde kalır. Başkanlık sisteminin bugünkü uygulanışı ne kadar eksik olursa olsun, bir vatandaşın doğrudan halka gidip "ben varım, bana seçenek olarak bakar mısınız" demesine en azından usul olarak izin veren bir çerçeve sunuyor. Ben bu çerçeveyi olduğu gibi onaylamıyor, ayrı ayrı eleştiriyorum; ama elimden alınan bir kapıyı vatandaş adına yeniden açmaya çalışıyorum.

"Oy bölücülük" değil, seçenek yokluğu

"Oyları bölüyorsun" itirazını da duyuyorum, daha önce de duydum. Twitter'da cumhurbaşkanlığı adaylığımı ilk paylaştığımda altına "oyları bölme, seninle de uğraşmayalım" yazan insanlar vardı. Bu itirazın yanıtı çok basit: anayasa seçme ve seçilme hakkını güvence altına almıştır. Seçilme hakkım varsa aday olabilirim; aday olmam birine oy "çalmak" değil, millete yeni bir seçenek sunmaktır. 2023 seçiminde "oyları bölme" diye bağıran kesim de halkın zaten Kılıçdaroğlu'nu istemediğini görünce sesini kesti. Asıl sorun aday sayısı değildi; sorun önerilen adayların halkın beklentisini karşılamamasıydı. Oy bölücülük değil, seçenek yokluğu gerçek tehlikedir.

Yeni parti değil, başka bir cumhurbaşkanı örneği

Benim adaylığım yeni bir parti kurmakla ya da var olan bir partiye biat etmekle ilgili değil. Hiçbir partinin kurulu düzenine eyvallahı olmayan, ona buna eyvallah etmeden iş yapacak bir cumhurbaşkanı örneği göstermek istiyorum. Ülkemizin gençleri 22-25 yaşına geldiğinde Erdoğan'dan başka iktidar, Kılıçdaroğlu'ndan başka muhalefet tanımadan büyüdüler. Bu değişmez bir sabit değil; bir tercihin sonucu. Tercih değişebilir, değişmeli.


1. Aşama: Devleti Düzelt

1. Adalet & Hukuk

Yapay Zekâ Destekli Hızlı Yargı

<2 ayortalama dava süresi5. yıl (mevcut: ~14 ay: Adalet İst. 2023)
%100dijital arşiv5. yıl, kademeli geçiş
%100görüntülü duruşma kaydı5. yıl (3. yıl: %50)

2. Devletin Saygınlığı

Güvenilir Kurumlar, Değerli Yurttaş

İlk 30World Governance Indicators sıralaması5. yıl (mevcut Hükümet Etkinliği persantili: %42: WGI 2023)
%100kamu alım sürecinde açıklık5. yıl, sayısal ihale
%0satılık yurttaşlık1. yıl, mevzuat değişikliği

3. Ekonomi

Denk Bütçe, Küçük Devlet, Büyük Verimlilik

%0birincil bütçe açığı5. yıl (mevcut: −%1,9 GSYH: SBB 2024)
−%40kamu personel sayısı5. yıl (mevcut: ~5,26M: SBB 2024) doğal eksilme + dijitalleşme
−%50ortalama kamu işlem süresi5. yıl, Dünya Bankası DB ölçümü

4. Yapay Zekâ

Bilişim ve Yapay Zekâ Bakanlığı

Oğuz Ergin

"Rutin işlerinizi makineler devraldı zaten. Artık katma değer üreten işler yapmalıyız."

Yapay zekâ çağında ülkenin sorunu makineye direnmek değil, vatandaşı yeni rollere hazırlamaktır. Bilişim ve Yapay Zekâ Bakanlığı bu dönüşümün koordinasyon merkezi olacaktır.

1yeni Bilişim ve YZ Bakanlığıİlk yıl içinde kuruluş
%100e-Devlet dönüşümü5. yıl, tüm yurttaş hizmetleri
−%50yazışma işlem süresi5. yıl ortalaması

2. Aşama: Ülkeyi Koru

5. Güvenlik & Sınır

Kesin Sınır Güvenliği, Güçlü Savunma

%0kayıt dışı sınır geçişi3. yıl hedefi
%100yerli savunma alımı5. yıl (mevcut: %83: SSB 2024)
10 milyar $+savunma sanayisi ihracatı5. yıl yıllık (mevcut: 7,15 milyar $: 2024)

6. Şehir & Deprem

Nüfusu Yay, İstanbul'u Yeniden Tasarla

−%30İstanbul nüfus baskısı10. yıl, Anadolu odaklı planlama
5.000 kmyüksek hızlı tren ağı5. yıl (mevcut: 2.251 km: TCDD 2024)
%100deprem güçlendirme programı5. yıl, riskli binalarda tamamlanma

7. Enerji

Çekirdek, Güneş ve Uzay Enerjisi

%50enerji bağımsızlığı5. yıl (mevcut ~%28; ithalat %72: WB 2023). 10. yıl: %80
3yeni çekirdek enerji santrali10. yıl, kademeli devreye alma
Faz 1uzay tabanlı enerji Ar-Ge5. yıl, prototip aşaması

3. Aşama: Geleceği İnşa Et

8. Eğitim

YZ Odaklı, Uzmanlık Odaklı, Geleceğe Hazır

Oğuz Ergin

"Önemli olan diplomanın geçerliliği değil, mezunun geçerliliğidir."

TOBB ETÜ Bilgisayar Mühendisliği Bölümü, akreditasyon almadan 600 mezununun yaklaşık 100 tanesini yurt dışına gönderdi; bunlardan üçü ABD'de profesör. Sonuca bakan eğitim, kağıda bakan eğitimden ileridir.

İlk 25PISA sıralaması2032 ölçümü (mevcut: 34-39 sıra arası: PISA 2022; sonra ilk 20)
+%100uzmanlık lisesi mezunu5. yıl, sayısal hedef
Yenikontenjan düzeni1. yıl, ihtiyaç odaklı yeniden yapılanma

9. Tarım

Genç Üretici, Güçlü Toprak, Bereketli Sofra

%0stratejik gıda dışalım bağımlılığı5. yıl, hububat ve yağ odaklı
+%100genç üretici (35 yaş altı) sayısı5. yıl (mevcut tarımda 35 yaş altı: ~%6: TZOB)
%100toprak verimlilik haritası3. yıl, tüm tarım arazileri

10. Sağlık

Yerli Üretim, Verimli Görev

%80yerli ilaç (değer bazında)5. yıl (mevcut: %56,7: İEİS 2024). Kutu bazında zaten %91,8
%100yerli sağlık aygıtı10. yıl, kademeli geçiş
+%100önleyici sağlık yatırımı5. yıl, GSYH oranı olarak

Tersine Beyin Göçü

Türkiye, yetiştirdiği nitelikli insanı tutamadığı için kaybediyor. Üniversitede dünya sıralamalarına giren öğrenciler, doktorada uluslararası alanlarda çığır açan akademisyenler, sektörde yenilik üreten mühendisler; bir kez gittikten sonra büyük çoğunluğu geri dönmüyor. Bu çoğu insanın bireysel tercihi gibi anlatılır. Oysa yapısal bir karar süreci.

Niye Dönmüyorlar?

Yurt dışındaki Türk mühendisler, akademisyenler ve girişimcilerle yıllar içinde yaptığım onlarca konuşmada aynı dört cevap çıkıyor:

  1. Adalete güvensizlik. "Hakkım yenmez" duygusunu kaybetmiş bir profesyonel, çocuğunun geleceğini bu coğrafyaya yatırmıyor.
  2. Çalışma ve girişim kültürü. Yurt dışında yetişen bir genç mühendis, Türkiye'de hisse vererek ortak yapan, başarısızlığı suç saymayan bir ekosistem aramaya geliyor; bulamıyor.
  3. Bürokratik tıkanıklık. Şirket kuruluşundan vize işlemine, çocuk eğitimine kadar her aşama uzun, belirsiz, kişiye bağlı.
  4. Stratejik vizyon eksikliği. Yonga tasarımında, kuantum bilişiminde, biyoteknolojide ülkenin nereye gittiği belli değil; bireyin "buraya dönüp ne yapacağım" sorusuna devletin verdiği bir yanıt yok.

Bu Sonsuz Döngü Olmak Zorunda Değil

Oğuz Ergin

"Bu bir sonsuz döngü, ama olmak zorunda değil."

Yukarıdaki 10 başlığa ek olarak tersine beyin göçü için üç tamamlayıcı taahhüt:

Startup Hukuku Reformu

Hisse devri, ortak yapısı ve şirket kuruluşunda dijital, hızlı ve düşük maliyetli süreç. Yurt dışından dönen girişimcinin "burada dükkân açayım, batırırsam yine açarım" diyebileceği bir hukuki çerçeve.

Mezun Takip Sistemi

Yurt dışına giden bursiyerlerin, akademisyenlerin, lisansüstü öğrencilerin kariyer yolculuğunu sistemli olarak izleyen ulusal bir veri yapısı. Akreditasyona değil, sonuca bakan bir eğitim politikası.

Burs Reformu

Mevcut yurt dışı burs programı bugün net bir geri dönüş taahhüdü olmadan çalıştırılıyor. Sonuç: bursiyerlerin önemli kısmı dönmüyor. Yeni model: alana ve geri dönüş sözleşmesine bağlı, sayıca daha az ama nitelikli bursiyer; geri dönenlere kurumsal yumuşak iniş.


10 başlık. 10 taahhüt. Ölçülebilir hedefler.

Birlikte başaracağız.

Prof. Dr. Oğuz Ergin